Pages

30 Mayıs 2013 Perşembe

Vişne dolgulu cupcake

Merhabalar,

Annemin misafirleri için yaptığımız kurabiyeleri burada paylaşmıştım. O gün bir de cupcakeler hazırladım. Daha önce de cupcake denemelerim olmuştur ama hiçbir zaman tam anlamıyla tariflerde yazdığı gibi yapmamışımdır. Bu defa usulüne uygun cupcakeler yaptım :) 






Tarifimiz üç aşamadan oluşuyor. Kekimiz, dolgu kremamız ve süsleme kremamız :)

Kek (24 adet için diyor ama benim 30'dan fazla çıktı):

220 gr oda sıcaklığında tereyağı
2 su bardağı toz şeker
4 yumurta (oda sıcaklığında)
1 kutu sıvı krema (oda sıcaklığında)
4 su bardağı un
4 yemek kaşığı kakao
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
1 çimdik tuz

Yapılışı:

Fırın 180 dereceye ayarlanır. Oda sıcaklığında yumuşayan tereyağı ve toz şeker mikser ile 2 dk çırpılır. Yumurtalar tek tek eklenir. Sıvı krema eklenir ve 1-2 dk daha çırpılır. Birlikte elenmiş un, tuz, kakao, karbonat ve kabartma tozu karışımı ilave edilir ve sadece bütünleşinceye kadar çok kısa süre bir tahta kaşık yardımıyla karıştırılır. Cupcake kalıplarının 2/3'ünü dolduracak şekilde paylaştırılır. Önceden ısıtılmış fırında 25 dk pişirilir. 

Burada şunu söylemeliyim fırının derecesini ve pişirme süresini siz kendi fırınınıza göre ayarlamalısınız. Ne yazık ki fırından fırına değişiyor.

Dolgu kreması:

Yaklaşık 30 adet vişne (tarifin orijinalinde 15 adet çilek ile yapılıyordu)
1 çay bardağı toz şeker
1 yemek kaşığı mısır nişastası
1 limonun kabuğu
Yarım limonun suyu
100 gr tereyağı
1 paket vanilya
1 yumurta (ben kullanmadım)

Yapılışı:

Vişneleri rondoda çekin. Yumurtayı bir kasede iyice çırpın. Vişneleri tereyağı ile beraber küçük bir tencerede 2-3 dk ısıtın. Daha sonra içine nişastayı, limon suyunu, limon kabuklarını ve vanilyayı ekleyin. 2-3 dk daha bu şekilde pişirdikten sonra çırpılmış yumurtayı yavaş yavaş ekleyip sürekli karıştırarak 4-5 dk daha pişirin. Soğumaya bırakın.

Yukarıda da belirttiğim gibi bu meyveli kremanın içine yumurta koyma fikri pek hoşuma gitmediği için ben tercih etmedim.

Süsleme Kreması:

200 gr labne peyniri
1 paket krema (200 ml)
1 paket krem şanti (ben krema biraz sıvı olduğu için 1 paket daha ekledim)
4 yemek kaşığı reçel (veya dolgu kreması için hazırladığımız meyve+şeker karışımından 4 kaşık ayırabilirsiniz)

Yapılışı:

Tüm malzemeyi mikser ile çırpın ve soğuyup katılaşması iççin buzdolabında bekletin. Kremayı ilk önce yapmak akıllıca olabilir :)

Efendiiim keklerin üzerinden şişe mantarı şeklinde parçalar kesip çıkarıyoruz. Bir bıçak veya şişe kapağı kullanabilirsiniz. Ben evdeki viski şişesinin kapağını çevire çevire bastırarak yaptım :) Sonra keklerin içini dolgu kreması ile dolduruyoruz. Çıkardığımız kek parçasının alt kısmını azıcık kesip tekrar yerine kapatıyoruz. Üzerlerini de krema torbası yardımıyla süslüyoruz :) Ben meyveli harçtan biraz az ayırdığım için kremam açık pembe oldu. Daha koyu bir pembe için 4 kaşıktan az meyve püresi kullanmayın :) Ben üzerine süsleme şekeri serptim. Siz farklı şeyler kullanabilirsiniz.

Bu tarifin keki ayrı, kreması ayrı yerden. Linki bir yerlere kaydetmiştim ama şimdi bulamadım. Bulduğumda buraya ekleyeceğim.  

Her ne kadar usulüne uydum desem de yine de bilgiçlik taslayıp değiştirdiğim şeyler var gördüğünüz gibi :) Sonuçta inanılmaz lezzetli cupcakelerim oldu. İçindeki vişne kremasının o mayhoş tadı herkesi kendinden geçirdi :)


Denemesi bedavadan az pahalı :)

Sevgiler,

Tuğba


27 Mayıs 2013 Pazartesi

Saat yenileme hikayesi

Merhabalar,

Size bir hikaye anlatayım. Bizim evimizde bir saat var. Ben kendimi bildim bileli oturma odamızın duvarında asılı durur. Bir benzin istasyonu promosyon olarak vermiş yıllaaaaar önce. Bunca zaman içinde evdeki birçok şey değişti. Üç farklı evde oturduk, doğal olarak oturma odamız üç defa değişti. Oturma odamızın dekorasyonu da defalarca değişti, her şey yenilendi. Bir tek o saat değişmedi. Denizli'ye kesin dönüş yaptığım şu 4 ayda bu saatin benim gözüme ne kadar battığını anlatamam! İçinde yazan telefon numaralarına bakar mısınız :) :) 


Dayanamadım, anneme sordum. "Sebep ne?" Meğer bu saat bugüne kadar hiç bozulmamış. Hal böyle olunca  bu emektar saatten vazgeçmeden ama evimizin şıklığından da taviz vermeden konuyu çözmek gerekiyordu :)

Anneler gününde oturma odası için yeni bir saat aldım. Bizim Akalın Petrol saatinin de mekanizmasını söküp ahşaptan yaptığım yeni saate taktım :) Artık kendisi mutfak duvarımızı süslüyor. Sonuç bu:



Yaklaşık 30 cm çapında bir ahşap daire kestirip sevdiğim bir dekupaj deseni ile kapladım. Kenar kısmı resimlememişim ama kötü görünmemesi için tek sıra çuval ipi yapıştırdım, doğal bir görüntü oldu. Çok basit bir çalışma ile hepimizi mutlu eden bir sonuca ulaşmış oldum :)

Sevgiler,

Tuğba

26 Mayıs 2013 Pazar

Sözün bittiği yer

Merhabalar,

Oturup yazmaya başlasam bu konu hakkında söyleyecek çok sözüm var ama konuşmaya başlarsam şirazeden çıkacağımı bildiğim için sadece resmi paylaşıyorum. 


Tadını seviyor olsam hemen şimdi bir tane açıp, insanlara sürekli nasıl yaşaması gerektiğini söyleyen baskıcı zihniyetin "şerefine" içerdim. O kadar söyleyeyim.

Afiyet olsun canım Türkiyem.

Tuğba


Edit: Bunu da az önce gördüm. Kara mizah :)


20 Mayıs 2013 Pazartesi

Dekupaj için birkaç resim

Merhabalar,

Yoğunluğumdan dolayı blogumdan uzak kalmak çok canımı sıkıyor. Öğle arası bilgisayarımı kurcalarken birkaç dekupaj resmi buldum. Onları bari paylaşayım dedim :)




Resimleri nereden aldım, hiçbir fikrim yok. Çalışmalarımda kullanırım diye kaydetmiştim. Umarım işinize yarar.

Sevgiler,

Tuğba

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Süslü kurabiyeler

Merhabalar,

Dayım ile yaşlarımızın yakın olduğunu daha önce anlatmıştım. Eşi ile de arkadaş gibiyiz doğal olarak :) Hem de komşuyuz :) İkimiz de pasta yapmaya meraklı olduğumuz için annemin misafirleri için kolları sıvadık. 

Bunlar benim yaptıklarım. Onun yaptıklarını daha sonra paylaşacağım :)






Fotoğraflarda kenardan azıcık görünen cupcakeleri yapmak için çok uğraştığımdan kurabiyelerin süslemesinde fazla detaya girmedim. Ama sanmayın ki bu görünen hallerine çok kolay geldiler :) Cupcakelerin tarifi ise başka bir yazıda :)

Kurabiye siparişleri gelmeye devam ediyor. Yaptıkça onları da resimleyip paylaşacağım.

Sevgiler,

Tuğba

28 Nisan 2013 Pazar

Buraya da bahşiş bırakabilirsiniz :)

Merhabalar,

Bu postu yazmak için uzun bir süre bekledim ama artık sevinçle çalışmamı paylaşabilirim :)

Hatırlarsanız sevgili yengeciğim için adisyon kutuları ve tip box hazırlamıştım (hatırlamayanlar hemen tık tık). Sormayı akıl edemedim ama Bursa'dan Burcu Hanım (Harikalar Diyarı) nasıl olduysa beni bulmuş :) Yeni açacağı lokanta için bu tarz kutular yapıp yapamayacağımı sordu. Ne kadar mutlu olduğumu sanırım tahmin edebilirsiniz :) Hemen tasarım için gerekli bilgileri aldım ve işe koyuldum. 

Burcu Hanım lokantasını dekore ederken eski araba konseptini seçmiş. Herhalde dünya üstünde hem eski arabalara hem de ahşap boyamaya aynı anda ilgi duyan başka birini bulamazdı :) :) :) Kafamda kırk tilki ile, inanılmaz keyif alarak kutuları hazırladım. 









İnternetten saatlerce en sevdiğim arabaların resimlerine baktım. Bendeki bu eski araba merakının sebebi olan canım dayımı aradım hemen :) İnsanın dayısının tasarımcı olması da çok güzel bir şey :) :) beğendiğim fotoğrafların üzerinde birazcık oynadı, daha güzel hale getirdi ve ortaya bu güzel kutular çıktı :) Bu arada, resimlerin kenarlarını yakayım derken annemin masa örtüsünü biraz yaktım çünkü kağıt elimde alev aldı :) :) Annem evi yakmadığıma razı oldu, masa örtüsüne hiç kızmadı sağolsun :) :)

Bu keyifli ve telaşlı çalışmam benim ilk ahşap boyama siparişim :) Elimden gelenin en iyisini yaparak Burcu Hanım'ı mutlu edecek bir çalışma ortaya koymaya çalıştım. Bana söylediği kadarıyla kendisi hepsini çok beğendi :)

Bursa Küçük Sanayi Sitesi'nde Bombitsa Anadolu Mutfağı'na yolunuz düşerse bahşiş bırakabilirsiniz bence çünkü o mekanın her yerinde bin bir emek var :)

Sevgiler,

Tuğba

24 Nisan 2013 Çarşamba

Peçeteliğin kankası, çeyizimin baş tacı: Kaşıklık :)

Merhabalar,

Tembelliğe alışmadan hemennn çeyizimin diğer yeni parçası kaşıklığımı sizlerle paylaşmak istedim :)
Peçeteliğimi burada paylaşmıştım biliyorsunuz. Bugün annemin misafirleri vardı. Çeyiz dolabına girmeden görücüye çıksınlar istedim. Anneme tembihledim; bunları kullan dedim :) :) Akşam eve gelince de annemin anlattıklarıyla pek bir mutlu oldum, şımardım :) 

Ben İnsan Kaynakları Uzmanıyım. Yaptığımız iş elle tutulur, gözle görülür bir şey değil. İnsanların yüzündeki memnuniyet ya da yükselen performans grafikleri başarımızı gösteriyor. Ama sonuçta bir Üretim Mühendisi ya da Arge Uzmanı gibi gün sonunda "İşte ben bunu yaptım" diyebileceğim bir şey olmuyor. Çünkü yaptığım her şeyin karşılığı zaman içinde kendini gösteriyor. Sanırım bu yüzden el işi yapmak, emek harcayıp ortaya bir şey çıkarmak, en sonunda şöyle karşısına geçip bakmak bana inanılmaz keyif veriyor. Kendimi çok önemli hissediyorum :) :) Bizim köye muhtar olsam bu kadar kasılmam yani :) :) 

Gelelim bu postun yazılma sebebine :) İşte karşınızda benim cicili bicili kaşıklığım :)









"Nasıl kıyıp da mutfakta kullanacağım bunu" diyorum bakınca. Sonra hep söylediğim gibi "Amaaaaaannnn benimle mi yaşlanacak?" deyip "Bugünü yaşa, gerisini salla" moduma geri dönüyorum :) :)

Eşyalar size kıymet vermez. Siz de eşyalara gereğinden fazla kıymet vermeyin efendim :)

Sevgiler,

Tuğba

 
Images by Freepik